bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............
Uzun zamandır yeni bir yazı kaleme almadık, websitemizi günlük ziyaret eden sadık okurlarımız bunun nedenini merak ediyordur, bu konuya kısa bir açıklama yaparak yazımıza giriş yapalım inşallah; değerli dostlar, bu saatten sonra herşey anlamsız, yarım senedir sizi uyardığımız musibet inecek. Aşılar damarlarda pıhtılaşmaya sebep olup, kalp ve beyin, organ iflaslarına sebep olacak ve milyonlar ölecek ve bu vakitte çok yaklaştı. Nuh tufanı veya helak olunan diğer kavimlere bir musibet nasıl yazıldıysa günümüz insanınada bu yazıldı ve artık bu işin dönüşü yok. İnsan çok azgınlaştı çok saptı çok kötüleşti, bununda bir faturası olması gerekiyordu. Bizde sizi bu konuda olabildiği en erken vakitte uyardık. Örneğin sizi bugünlerde uyarsaydık, bu sefer hocam neden daha erken uyarmadınız, biz çoktan aşımızı olduk, bunu bilseydik aşımızı olmazdık der ve bizi suçlardınız. Hem aşıdan uzak durmanız hem hayatınızı düzeltmeniz için sizi olabildiği en erken vakitte uyardık. Bu saatten sonrada artık ne yapsanız boş. Bu süre içinde aşıdan uzak duramadıysanız, tövbe edip halinizi düzeltmediyseniz o zaman bugünlerimiz sizin için çok çetin geçecek gibi gözükiyor. Ben bugünlerin geleceğini biliyordum deyip kendisini kötülükten sakınanlara ise müjdemiz var; hz mehdinin çıkışına çok az zaman kaldı. Büyük hadiseler büyük şahsiyetleri ortaya çıkarır, büyük musibetler aynı zamanda iyininde çıkışına işaret eder, hz Mehdinin çıkışınada çok az zaman kaldı. Bu yazımızda da hz Mehdiyi biraz daha yakından size tanıtacağız, hemde İdris peygamberin ağzından.
Hz Mehdinin gerçek ismi ne? Gerçek ismi bir gizem. Hatta bir rivayete göre hz ali onun ismini peygamberimize soruyor, peygamberimizde kimseye söylemeyeceğine söz vermesi üzerine onun kimliğini ifşa ediyor. Böylesine gizli bir şahsiyetten bahsediyoruz. Bu şahsiyetide Kur'an-ı Kerim bize Ruhu'l Kudüs olarak tanıtıyor. Allah bu şahsiyetin İslam tarihinde yer almasına izin veriyor, ama ismini değil. Gerçek kimliğini Allah insan ve cinlerden gizli tutuyor. Neden? Bunun farklı nedenleri var, en basiti şeytanlar kendisini bulmasın ve ona zarar vermesin diye. Yani ismiyle ilgili hadisler doğru değil bilginize.
Hakkında neden bilgi yok? Aslında var. Allahu Teala üç semavi dinde kendisini bize tanıtıyor, gerçek ismiyle bize tanıtıyor; Ruhu'l Kudüs. Kur'an-ı Kerim, İncil ve Tevratta Allahu Teala hz Mehdi adındaki figürü bize Ruhu'l Kudüs olarak tanıtıyor. Ondan öncesi ise İdris peygamber kendisini tanıtıyor. Allahu Teala İslam tarihinde bizlere hz Mehdiyi aslında tanıtıyor, Ruhu'l Kudüs olarak sürekli karşımıza çıkarıyor, sadece bizler bunun farkında değildik, Ruhu'l Kudüs'ün aslında Hz Mehdi olduğunu bilmiyorduk. O yüzden kendisi hep bir gizem olarak kaldı hep gözümüzden kaçtı. Ne zamana kadar; bu ana kadar. İslam tarihinde ilk defa biz bu gizemi kaldırıyor, onun gerçek kimliğini deşifre ediyoruz. Bin yıllardır nühüm olarak kalan, yani bir sır ve gizli kalan birşeyin üstündeki perdeleride Rabbim kaldırıyorsa, demek onun çıkış vakti yaklaştı. Bu yazımızlada hz Mehdi hakkındaki son gizemleri deşifre edeceğiz, umarız okuduklarınız hz Mehdi hakkında ufkunuzu biraz daha açar.
İdris as, hz Mehdi hakkındaki bilgileri nereden aldı? İdris as göğe çıkıyor, o orada hz Mehdi'yide görüyor. Onun hz Mehdi olduğunu nasıl anlıyor? Ona rehberlik eden meleğe soruyor, bu insanoğluda kim diyor. O insanoğlu hakkında kendisine anlatılanlarıda İdris as kağıda dökmüş. "Ve bu kitapta İdris'i de an. O da özü sözü doğru olan biriydi; bir nebiydi. Ve Biz o'nu da yüce bir konuma yükseltmiştik" (Meryem Süresi; 56-57). Bu yazımızda da melekler o insanoğlu hakkında ne söyledi, İdris as o insanoğlu hakkında ne kaleme aldı, bunu size aktaracağız. İdris as'ın kitabı yeni elimize geçti, yani bu bilgilere yeni ulaştık, biz okuduğumuzda detaylara ve bilgilerin derinliğine şok olduk. Bu kadar isabetli bilgi ve detay bizi sarstı. Aynı zamanda ama taşlar yerine oturmaya başladı, durumu daha iyi anlamamızı sağladı. Umarız bu yazıyı okuduktan sonrası sizde hz Mehdiyi daha iyi anlarsınız.
İdris as'ın tüm bu bilgileri kağıda döktüğünü nereden biliyoruz? En basiti astroloji ilminden biliyoruz. Astroloji hakkındaki tüm bilgiler İdris as'dan gelir. Şimdi; İdris as, Nuh as'ın büyük dedesi, yani nuh tufanı öncesi yaşadı. Babilliler gibi nuh tufanından sonrası gelen milletlerinde yıldızlar hakkında bilgiye sahip olabilmeleri için, tufandan sonraki milletlere İdris as'dan yazılı metinler kalmış olması gerekiyor. Tufan öncesi bilgiler tufan sonrası milletlere kalabilmesi için kağıda dökülmüş olması gerekiyor, bilgilerin kağıda döküldüğünü buradan anlıyoruz. Örneğin; günümüz astrologların bilgileri babillere dayanır. Babillerinde burçlar hakkındaki bilgileri kendileri keşfetmeleri mümkün değildi. O dönemin insanlarının burç ve yıldızların karmaşık düzenini çözmeleri mümkün değildi. Kendilerine bunu anlatan birisi olması gerekiyordu. Bu da İdris as'ın sahifeleri. Bu bilgileri biz Kur'an-ı Kerimlede teyit edebiliyoruz. Örneğin; yüzbinlerce peygamber geldi geçti, ama sadece bir düzinesi Kur'an-ı Kerim anılıyor. Anılanlar arasında da İdris as yer alıyorsa ve Kur'an-ı Kerim göğe çıktığı bilgisini veriyorsa, o zaman demek göğe çıktı ve demek İdris as'ın Kitabında bir haklılık payı var. Ne kadarı hak ne kadarı değiştirilmiş, Tevrat ve İncilde olduğu gibi bu ayrı bir analize tabi tutulması gerekiyor. Sizin bilmeniz gereken İdris as'ın gerçektende böylesine bir Kitap yazdığı ve gökte gördüklerini kağıda not ettiği.
İdris as'ın kitabında yazılanlar ne kadar hak ne kadar yanlış, bunu doğru bir analize tabi tutma şansımız varmı? Var. Nasıl? Kur'an-ı Kerimle. Kur'an-ı Kerim nedir? Kur'an-ı Kerim bir düzeltme metinidir. İnsanların tahrif ettiği kutsal kitaplardaki yanlışları düzelten bir düzelticidir. Tevrat, İncil, Zebur veya İdris as'ın Kitabı, bunlar zaman dilimi içinde tahrifata uğramış, Kur'an-ı Kerimde bu tahribatı düzeltiyor. Örneğin; Tevrat ve İncilde İbrahim as'ın kurban hadisesini tahrif etmişler, İshak as kurban edilmek üzereydi diye değiştirmişler, Kur'an-ı Kerimde ne yapıyor; bunu düzeltiyor, kurban edilmek istenen İsmail as'dı diyor. Geçmiş Kitapların sunduğu bilgileri bu şekilde Kur'an-ı Kerimle teyit edebilirsiniz. Örneğin; İdris as'ın göğe çıkışını Kur'an-ı Kerim tasdikliyormu? Tasdikliyor. Kur'an-ı Kerim gökte yaşayan bir insanoğlunun varlığından bizi haberdar ediyormu? Ediyor. Ruhu'l Kudüs olarak bize tanıtıyor. Ruhu'l Kudüs'ün bir insan olduğunu nereden biliyoruz? Bunun cevabını "Ruhul'l Kudüs" başlıklı yazımızda veriyoruz, onu okumanızı tavsiye ederiz. En basiti Kudüs isminden biliyoruz. Kısacası, İdris as'ın kitabı hak, fakat içeriği zaman dilimi içinde tahribata uğradığı için, bilgileri Kur'an-ı Kerimle teyit etmemiz gerekiyor. Teyit edemediklerimizde ya doğru değil ya da bilmemizi gerektirmeyen, önemsiz bilgiler. Kur'an-ı Kerim önemli olan bilgileri aktarır, önemsiz olanları değil.
İdris as'ın yazdığı kitap zaman dilimi içinde tahrif edilmiş, o zaman? Aynen. Zaman içerisinde bazı eklemeler yapılmış. Bilhassa Tevrat ve İncil arası dönemde, yani Musa as ile İsa as arasındaki dönemde İdris as'ın yazdığı kitaba ek bölümler eklenmiş. Bu eklemeleride Kur'an-ı Kerim düzeltiyor. Örneğin düşen melekler inancı; "Melekler ve Ruh, herbir iş için, Rablerinin izniyle o gecede yeryüzüne iner" (Kadir Süresi; 4). Buradan meleklerin Allahın izni olmadan yeryüzüne inemediğini anlıyoruz, yani melekler kendi kafalarına göre yeryüzüne inemez. "De ki: “Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik" (İsra Süresi; 95). Buradan insanoğluna birisi inecekse bu insan olduğunu anlıyoruz, yani bir meleğin insanla ilişkiye girmediğini anlıyoruz. "Göklerde bulunanlar, yerdeki canlılar ve bütün melekler, büyüklük taslamadan Allah´a secde ederler" (Nahl Süresi; 49). Bu Ayetten biz tüm meleklerin Allaha secde ettiğini çıkarıyoruz, yani meleklerin ben bu düzene isyan ediyorum, benden bu kadar deme şansları olmadığını anlıyoruz. "Biz, o melekleri ancak hak ile indiririz ve o zaman, onlara göz açtırılmaz" (Hicr Süresi; 8). Buradan yeryüzüne melekler inecekse bunların hak uğruna indiği, kötülük yapmak için inmediğini anlıyoruz yani yeryüzüne inip kötülük yapan bir melek olamayacağını anlıyoruz. "Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de O'na salat edin ve tam bir teslimiyetle O'na selam verin" (Ahzap Süresi; 56). Burada Allahu Teala tüm melekler salat getirir diyor, yani tüm melekler iyilikle meşkul, herhangi birisinin kötülükle meşkul olması mümkün olamayacağını anlıyoruz. Gördüğünüz gibi, düşen melekler inancını kutsal kitabımız düzeltiyor. Eski kitap veya sahifelerde yanlış varsa kutsal kitabımız o yanlışı düzeltiyor. Yanlış yoksa, destekliyor.
Hz Mehdiyle ilgili bölümün doğru olduğunu nereden biliyoruz? İdris as'ın hz mehdi hakkında yazdıklarını Kur'an-ı Kerim ve hadisler destekliyor, yazılanların doğruluğunu buradan teyit edebiliyoruz. Örneğin; İdris as gökte bir insanoğlunu görüyor, Kur'an-ı Kerimde o insanoğlunu Ruhu'l Kudüs olarak bize tanıtıyor. Kur'an- ı Kerim kimliğini ifşa etmiyor, öyle birisinin varlığını ama tasdikliyor. Örneğin; İdris as hz Mehdinin neler yapacağından bahsediyor, onun milletinin Allah nezdindeki üstünlüğünden bahsediyor. Bu bilgileride biz hadislerle teyit edebiliyoruz. Örneğin; Türklerin seçilmiş bir millet olduğu. Artı, kutsal metinlerin kendisine has bir dili vardır, İdris as'ın kitabının belirli bölümlerin hak olduğunu buradan da anlayabiliyoruz. Kitabın hak olan bölümlerindeki kullanılan dilin Kur'an-ı Kerimdeki dil ile örtüştüğünü görüyoruz. Örneğin; Allahı öven, kötüleri azapla korkutan bir dil var ya, işte o kutsal dili burada da görüyorsunuz.
Değerli dostlar; hz Mehdi bir gizem. Yer ve gök yaratılmadan öncesi Allah onu yaratmış, sonrası onu meleklerden dahi gizlemiş. Neden? İblisin göğe çıkartılacağı ezelden belliydi, iblis gökte onunla tanışabilir veya meleklerden onun hakkında bilgi alabilir, örneğin ismini öğrenebilir diye; iblis, hz adem ve hava gökten kovuluncaya kadar Allah, hz mehdiyi kendi katında tutuyor. Sonrası melekler katına indiriyor ve insanlığın yeryüzündeki ilk gününden itibaren, Ruhu'l Kudüs sıfatıyla yeryüzü olaylarına tanıklık etmesine ve gerektiğinde parçası olmasına izin veriyor. Örneğin; hz Meryemin karşısına çıkıyor. Örneğin; Kur'an-ı Kerimi Allah katından gök katına indiriyor. Tevrat, İncil ve Kur'an-ı Kerimde, üç semavi dinde de Ruhu'l Kudüs olarak karşımıza çıkıyor. Kutsal kitaplarda Ruhu'l Kudüs olarak anılması ama, onun üzerindeki gizemi kaldırmamış. Ne yahudiler ne hristiyanlar ne de müslümanlar Ruhu'l Kudüs'ün kim olduğunu biliyor. Yahudi ve hristiyanların hiçbir fikri yokken, müslüman alimler onu Cebrail as olarak tanımlamış. Biz bunun doğru olamayacağını "Ruhu'l Kudüs" başlıklı yazımızda size açıkladık. Kısacası Allah onu gizli tutmuş. Hiçbir şey yaratılmamışken o yaratılıyor, yeryüzünde doğma vakti gelinceye kadar gökte bir yaşam sürdürüyor, yeryüzünde doğduktan sonrada geçmişiyle ilgili hiçbir şeyi hatırlamıyor. Yeryüzü yaşantısında onun gerçek kimliğini ne kendisi biliyor ne de melekler. Vakit saat geldikçede Allah ona, kendisi hakkında bazı şeyleri ilham ediyor, bilmesine izin veriyor. Bizi okumaya ve izlemeye devam ederseniz biz size inşallah, onun hakkında vakit geldikçe bilgilendirmeye devam edeceğiz. İlk önce biz onun Kur'an-ı Kerimdeki sıfatını deşifre ettik (Ruhu'l Kudüs). Allah katındaki sıfatı ne diye merak ettiğiniz, Kur'an-ı Kerimde anılıyormu, şimdi de bir adım daha ileriye gidiyoruz ve bir peygamberin ağzından (idris as) onu size anlatacağız;
Not: bazı tarikatlar hz Mehdinin gayp aleminde kendileri tarafından korunduğu ve bir yerde tutulduğunu iddia ediyor. Bu yazı vesilesiyle bu sapkın inancada bir açıklama getirelim; bakınız, Allahın indireceği her elçi o toplumun içinden çıkar yani başka bir alemden birisi gelip o topluluğa önderlik etmez. Bu ilahi kurallara aykırı. Tarihte bunun bir örneği yok ve mantikende doğru olmazdı. Neden? Allahın elçileri yanlışları düzeltmek için indirilir, yanlışları düzeltebilmeniz içinde o yanlışların ne olduğunu bilmeniz gerekiyor yani o toplumun içinde yaşamanız gerekiyor. Bu basit mantık. Allahın elçileri o topluluğun içinde yaşaması gerekki o haksızlıklar adaletsizlikler o zulümler onlarada dokunsun, topluluğun yaşadıkları zorlulukları kendileride yaşasın. O topluluk her türlü zorluğu çekecek, Allahın elçiside bir yerde keyfine bakacak, güvende olacak, o zorluklardan mahrum bırakılacak, öylemi? Varmı böyle bir dünya, varmı bunun geçmişte bir örneği? Yok. Kısacası, hz Mehdi aramızda ve sizin yaşadığınız zorlukları yaşıyor ve yapılan yanlışlarıda görüyor. Kaldıki; hz Mehdi sadece kötülüğü değil, aynı zamanda cemaat ve tarikatlarıda ortadan kaldıracak. Ortadan kaldıracağı birşey tarafından da, onun korunması ve onlar tarafından ağırlanmasına Allah müsaade edermi? Akıl var mantık var, müsaade etmez. Onu meleklerden dahi gizli tutan Allah, onu cemaat ve tarikatların eline teslim edermi? Etmez. Bu arada; hz Mehdinin gayp aleminde yani cinler aleminde birilerine görünmesi, hz Mehdinin yaşadığı ve vaktin yaklaştığı anlamına gelir, cinlerin, hz Mehdinin kim olduğu ve nerede yaşadığını bildiği anlamına gelmez. Öyle gözükiyorki hz Mehdinin gayp aleminde birilerine görünmesi büyük bir heyecana sebep olmuş. Bu heyecanıda cinler almış ve bağlı oldukları tarikatlara aktarmış. Tarikatların bilgisine; kandırılıyorsunuz, gayp alemi yani cinler hz Mehdinin nerede olduğunu bilmiyor, hatta melekler dahi bilmiyor. Onu koruyanda bizzat Allah.
Book of Enoch, İdris as'ın Kitabı. İdris as'ın kitabını yahudi ve hristiyan alemi reddediyor ve miladdan hemen sonrası yok ediyor. 1700 yıllarında ama ingiliz bir kaşif etiyopyada bir medresede kitabın yunanca kopyalarını buluyor ve ingiltereye getiriyor. Biz bu kitabın almanca ve ingilizce çevirilerini bulduk, türkçe çevirisini ise araştırmacı yazar erhan altunay yapmış. Biz erhan altunay'ın çevirisini aldık, yanlış gördüğümüz yerleri ingilizce ve almanca çevirileri ile kıyaslayarak düzelttik ve yazımıza ekledik. Bu yazımıza sadece hz mehdiyle ilgili bölümleri ekledik, kitabın tamamını okumak isteyen kitabı satın alabilir, yahut pdf olarak internetten indirebilir. Unutmayınız ama, kitabın bazı bölümleri sonradan eklenmiş ve doğru değil. Hz Mehdiyle ilgili bölümlere gelirsek, bu bölümler hak. Bölüm 37 ile Bölüm 59 arası hz Mehdi hakkında anlatıyor, bu bölümlerde sonradan eklenmiş değil. Size hayrlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz...
İdris Peygamberin Kitabı 46. Bölüm
1. Ve orada Kadim Olan’ı gördüm (Ruhu'l Kudüs). Başı yün gibi beyazdı. Yanında yüzü insan yüzüne benzeyen başka biri daha vardı (hz Mehdi). Yüzü çok güzeldi; tıpkı kutsal meleklerden birinin yüzü gibiydi.
2. Benimle birlikte gelen ve bana tüm sırları gösteren meleklerden birine o adamın kim olduğunu, nereden geldiğini ve neden Kadim Olan’la birlikte olduğunu sordum.
3. Cevap verdi: "Bu adil olan İnsan Oğlu'dur; onun içinde adalet vardır. O tüm hazineleri ortaya çıkartır çünkü Ruhların Tanrısı onu bunu yapması için seçti. Onun doğruluğu Ruhların tanrısı önünde sonsuza kadar üstündür.
4. Gördüğün o insan kralların ve kudretlilerin mekanlarını, güçlülerin tahtını sarsacak. Kudretlilerin hakimiyetini zayıflatacak ve günahkarların dişlerini kıracak.
5. Kralları tahtlarından ve krallıklarından çıkaracak çünkü onlar O'nu övüp kutsamıyor ve krallığın onlara nereden verildiğini alçakgönüllükle kabul etmiyorlar.
6. Ve o güçlülerin yüzünü yere indirecek. Onları utanç içinde bırakacak. Mekanları karanlık, yatakları solucanlar olacak. Yataklarından kalkma umutları olmayacak çünkü Ruhların Tanrıı'nın adını övmezler.
7. Onlar En Yüce'ye karşı ellerini kaldıran, yaşadıkları dünyayı ayakları altında ezenlerdir. Onların tüm yaptıkları adaletsizliktir ve güçleri zenginliklerinden gelir. Elleriyle yaptıkları tanrılara inanırlar ve Ruhların Tanrısı'nın adını inkar ederler.
8. Ruhların Tanrısı'nın yeryüzündeki ibadethanelerine ve ona inananlara saldırırlar.
İdris Peygamberin Kitabı 48. Bölüm
1. Ve o yerde adaletin ebedi çeşmesini gördüm. Etrafında çok sayıda bilgelik çeşmeside vardı. Tüm susayanlar onlardan içiyor, bilgelikle doluyordu. Adillerle, ulularla ve seçilmişlerle kalıyorlardı.
2. O saatte İnsan Oğlu Ruhların Tanrısı’nın önüne çağrıldı, Kadim Olan’ın önünde adı söylendi.
3. Evet, Güneş ve burçlar yaratılmadan önce, göğün yıldızları yaratılmadan önce, adı Ruhların Tanrısı’nın önünde söylendi.
4. O, adillerin düşmemek için yaslanacak bir asa olacak. Milletlerin ışığı, üzüntüsünü kalplerinde yaşayanların umudu olacak.
5. Dünyada yaşayan herkes onun önünde diz çökecek, ve hepsi Ruhların Tanrısını kutsayacak, övecek ve adına şiirler besteleyecek.
6. Bunun için o seçildi ve Ruhların Tanrısı önünde saklı tutuldu, dünya yaratılmadan önce ve sonsuza kadar.
7. Ruhların Tanrısı'nın bilgeliği O'nu, kutsanmış ve Adil olanı, iyilere ve adillere gösterdi, çünkü onlar Ruhların Tanrısı adına yeryüzündeki adaletsizlkten nefret ettiler ve lanetlediler. O yüzden onlar Ruhların Tanrısı adıyla kurtarılacaklar ve öçleri alınacak.
8. O günlerde dünyanın kralları ve dünyaya sahip olan kudretliler, ellerinin yaptıkları nedeniyle yüzlerini eğecekler. Korku ve felaket günlerinde ruhları kurtarılmayacak.
9. Onları seçilmiş Olanın'ın eline vereceğim. Samanın ateşte yanışı,
kurşunun suda batması gibi adillerin huzurunda yanacak, kutsal Olan'ın önünde batacaklar ve onlardan hiçbir iz kalmayacak.
10. Onların felaket gününde dünyada huzur olacak. Onun huzurunda düşecekler ve tekrar kalkmayacaklar. Onları elleriyle tutup kaldıracak kimsede olmayacak çünkü onlar Ruhların Tanrısı ve onun Mesihi'ini inkar ettiler! Hamd Ruhların Tanrısına.
Devamını merak edenler, İdris as'ın kitabı, bölüm 37 ile bölüm 59 arası okuyabilir.
Dikkatlı okurlarımızın gözünden birşey kaçmamıştır, o da İdris as'ın hem Ruhu'l Kudüs görüyor olması hem hz Mehdiyi, hani hz Mehdi ile Ruhu'l Kudüs aynı kişiydi? Güzel bir soru, aynı kişiler, fakat imtihan gereği Allahu Teala Ruhu'l Kudüsün güç ve kuvvetini parçalara ayırmış. Bir şablonu Ruhul Kudüs'ün arınmış enerjisini içeriyor, diğeri ise Ruhu'l Kudüs'ün savaşçı güç ve kuvvetini. Hani insanın 7 şablonu var demiştik ya, işte bunun gibi. Orada gördüğünüz kimlikler Ruhu'l Kudüs'ün iki parçası gibi. Allahu Teala Ruhu'l Kudüsü yeryüzünde imtihan etmeye karar verince, ondan Ruhu'l Kudüs'ün enerjisini söküp alıyor, sıradan bir kul olarak imtihandan geçmesi için. Vakit geldiğinde ve göreve çağrıldığı zamanda kendisine ilk önce o güç ve kuvvet içeren şablonu bahşedilecek. Bütün kötülükleri yok ettikten ve imtihan tamamlandıktan sonrada saf enerjisini içeren şablonla buluşacak ve yeryüzü imtihanı onun için son bulacak. İnsanların bilmediği bu, hz Mehdinin kimliği ve belirli safhalardan geçecek olması. Umarız sizler için bu kadar bilgi şimdilik yeter, umarız arzu ettiğiniz ilham ve bilgileri almışsınızdır.